Cuma, Ağustos 07, 2015

Değme gönlüme değdikçe kanayan
Avazım çıktıkça bağırmak istiyorum
Lakin olmuyor öyle her istediğim
Arasında bağıramıyorum dört duvarın

Yüzüm solmuş ızdırabından
Ellerim nasır tutmuş
Gözlerim yaşlı
Ardından bakıp duruyorum

Zaman mefhumu kalmamış
Zamansız olmuşum bir nevi
Belki de zamanın içinde kaybolmuşum
K,m bilir şimdi nerde, hangi çağdayım

Sana olan hasretim bir bebek misali
Daim ağlayan
Gün gün büyüyüp serpilen
Şimdi belki birkaç yaşında

Kaderi nasıl olacak peki bu bebeğin
Ne zaman adı 'Vuslat' olacak
Nasıl olacak, kim bilir
Belki de cami avlusuna bırakmalıydım ta baştan

O vesileyle böyle olmazdı halim
Dert olmazdı yüreğime,
Gamlı olmazdı gönlüm senin hasretinle
Belki de her şeyi bırakıp yarım
Gitmek gerek bu alemden en tezinden