Cuma, Aralık 26, 2014

İlkbahar Sabahım...

Gonca gülüm
Bir ilkbahar sabahım
Yağmur sonrası toprak kokum

Gözlerine dalmış öylece duruyorum
Belki o an sonsuza dek
Kalmak istediğim tek an
Birbirini seyre dalan ruhlarımızın

Ay parçam,
Ahu gözlü güzelim
Rabbimin armağanı, sevdiceğim.


(Belki sevdiğinize söylersiniz umudunu taşıyor yüreğim.)

Hüzünlü Bakışlar...

Senin mi bu hüzünlü bakışlar,
Yoksa ellerden mi kaldı bu dalgınlığın.
Hani verdiğin sözlerin
Hepsi nereye gitti o Seni Seviyorumlar.

Gitme bile diyemedim sana
Kalsaydın ne diyecektim bilemedim.
Biliyorum ellerinsin şimdi
Bense boğuluyorum keşkelerimin içinde.

Sevmek, çocukluktan başlar
Tertemiz duygularla
Ama çoğumuz büyüdükçe
Oyuncakmış gibi oynarız onunla.

Bu kadar aşık geçmiş
Bir bu kadarı tarihin kara sayfalarından
Kimse sevmiş mi bilmem bu kadar
Ama senden sadece
Küçük bir kıvılcımdı beklediğim.

Pazartesi, Aralık 15, 2014

Özlem duymalı...

Ve özlem duymalıyız birbirimize
Sonsuz ömründe aşkımızın
Özlem girmeli dillere, gönüllere
Hasret ateşiyle büyümeli sevgin.

Hasret ateşinin tek kıvılcımı bile
Yakarken sana kanayan gönlümü
Seni unutmak, ne çare biçare gönlüme
Biçare ve sana kanayıp duran gönlüm avare.

Cuma, Aralık 12, 2014

Azap mı gerek mecnuna ...

Azap mı gerek mecnuna
Leylanın sine cehenneminde
Sevmek ve sevilmek zor mu bu kadar
Dökmek mi zorunda mecnun gözün yaşını

Azap içindeyim ey Yâr
Hasretinin yaktığı gönle
Bir de düşman gözlerin fazla değil mi?
Sensizken zaten yanıyor bütün benliğim..

Pazar, Aralık 07, 2014

Hüzünlü bakışlar ..

Senin mi bu hüzünlü bakışlar
Yoksa ellerden mi kaldı bu dalgınlığın
Hani verdiğin sözlerin
Hepsi nereye gitti o Seni Seviyorumlar.

Gitme bile diyemedim sana,
Kalsaydın ne diyecektim bilemedim
Biliyorum ellerdesin şimdi
Bense keşkelerimin içinde boğuluyorum

Sevmek, çocukluktan başlar,
Tertemiz duygularla
Ama çoğumuz büyüdükçe
Oyuncakmış gibi oynarız onunla.

Bu kadar âşık geçmiş
Bir bu kadar tarihin kara sayfalarından
Kimse sever mi bilmem bu kadar
Ama senden sadece
Küçük bir kıvılcımdı istediğim.

Perşembe, Aralık 04, 2014

Sessizliğimde boğuldum ben ..

Karanlık dört bir yanım
Her yer alabildiğine solgun renklere bürünmüş
Karanlığın içinde bir kararsızlık benimkisi
Karanlığın içinde boğulup ölmek sanki

Biraz uykusuz, biraz da hasta ruhlu..

Uykularım vardı benim
Sabahtan akşama kadar bitmeyen
Uykularım vardı benim
Senle bir türlü gözüme giremeyen.

Hasta ruhluydu düşlerim
Yedi gün tam demim
Her seferinde beni kandıran
Beni mutluluğa bir adım yaklaştıran.

Bana hep aynı gelir düşler
Ve düşlerin ardındaki gelecek
Beni umutlarımdan eden ki edecek
Umutsuz bir vakâ gibi düşlerim

Perşembe, Kasım 20, 2014

Sen ruhuma cemre diye...


Ruhun özgürlüğü isterken...

Ruhun özgürlüğü isterken,
Bedenin onu zincirlemesi.
İmkansızı isterken insan,
İmkanının yetmemesi.

Ve bütün ömrü boyunca,
Ardında sürüklendiğimiz sevdalar...
Sevda neydi peki?
Sevmek mi sadece, başka türlü olamaz mı?

Görmeden sevmek lazım, azizim!
Bağlanmak lazım birine,
Seni tamamlayacak olan.
Sevmek lazım birini,
Onun gözlerine dalıp ölmek için.

Pazar, Ekim 19, 2014

Biraz dini ...

Bana yobaz diyebilirsiniz ama şunu da kabul edin ki eğer her devlet bir başkansız(Reis-i Cumhur) kesinlikle idaresi mümkün olmayacaksa madem o zaman aklımızın sınırlarını zorlayıp akıl üstü olan kainatın her zerratının idaresinin tesadüflerle açıklanmaya çalışılması en hafif deyimle ahmaklıktır ve bir Yaratıcının varlığı iki kere iki dört eder nispetince akla en uygun ve mantığa en uygun olandır. Buna itiraz edenler bir Yaratıcının varlığını kabul etmemelerinin iki sebebi vardır şimdi açıklayacağım birincisi kişinin bir Yaratıcının varlığını kabul etmesi beraberinde büyük bir sorumluluğu da getirmesindendir hem bu dahi sığamadığı akla(bir Yaratıcının olması) inkar yolunu kolaylaştırıp işin içinden çıkmasını sağlamaya çalışır ama ve lakin şöyle bir düşünün ki ilkin açıkladığımız gibi bir devlet ayrıca bir devletin başını da gerektirir ki bu da hadsiz geniş olan kaınatımızın da bir idareciye muhtaç olduğunu göstermekle beraber bu idarecinin tek bir süper güç sahibi olmasını gerektirir aynı zamanda. Peki neden başkaları da yok ? Şayet başkası da olsaydı aynı güce sahip iki insanın aynı fikirde olma olasılığının neredeyse imkansız oluşu gibi ya biri diğerine uyacak (ki bu ikiliğin kalkmasını gerektiren ve tekliği öne çıkarır) ya da arada kavgalar anlaşmazlıklar çıkacak (tabi ki eski yunanın da dediği gibi zeusla biri kavga edicekler yıldırımların oluştuğunu kimse savunamaz :)  ) bu yüzden de kainatta denge ortadan kalkacak ve her şey yok olacaktır. Madem ikilik de söz konusu değildir o zaman bir tek idarecinin olması gerekir ki O'na da semavi dinlerin ne dediğinin değil de kastettiği Zatı Muhteşemin varlığı önemlidir daha çok. Böyle bir üst varlığın varlığının delilleri ise basiret gözüyle bakıp ibret almasını bilen her zat için apaçık ortadadır ki bunları saymak için ömür yeter mi bilinmez. Gelelim madem bir yaratıcının varlığından söz ediyorsak ve bu yaratıcı istediğinde her şeyi yaratabiliyorsa o zaman dünyada veya evrende sadece insanoğlunun(hayvanat ve mikroskobik canlılar alemi dışında) bulunduğunu iddia etmek bir derece doğru olmakla bunu tamamen savunmak ispat gerektirir. O zaman başka varlıkların da bulunması yüksek bir ihtimaldir tabi buna uzaylı deyip aradan çekilmek fantezi olur. Hem sonra bu varlıklar bizim göremediğimiz bir şekilde aramızda da yaşıyor olmaları mümkündür(ki bu o canlının beden enerjisinin insanların göremediği bir şekil olan ışınlardan oluşması muhtemeldir. Peki varsa böyle bir varlık çeşidi bize ne? Böyle bir varlık çeşidi varsa ve bu varlıklar bütün dini kaynaklarda belirtilen ve bir kısmı insana düşman bir kısmı da zararsız olan bu varlıkların bizi alakadar eden kısmı zararlı olan kısmıdır ki dini metinlerde buna çeşitli isimler verilmiş olmakla özel isim olarak iblis denilebilir. Bizim konumuzu işgal eden kısmı ilk kısmını açıkladığımız insanın bir yaratıcının varlığını inkar etmesinin ardındaki sırrın bu varlıklarda da yatmasıdır ki insana beyinsel telkinler telepatik yolla (vesvese) çeşitli bozuk düşünceler aktarmakta ve insanın kendi varlığından şüpheye düşmesine neden olmaktadır (örneğin hiççilik akımının biriciği  Nietzsche gibi). Şayet böyle bir şey mümkünse yani telepatik yolla bize düşüncelerimizi karıştıracak parazitler yollayabiliyorlarsa o zaman bir yaratıcının varlığını inkar etmekte onların da etkili olması işten bile değildir. Peki bir yaratıcı varsa bu ona inanmayı gerektirmez mi? Aslında inanılmaması pek bir şeyi değiştirmez. Pascal'ın da dediği gibi bir yaratıcı varsa sız ona inanmakla kendi arzularınızın esiri olmaktan kurtulup daha medeni yaşamaya başlarsınız. Şayet yoksa bile insanlığa büyük katkılar bırakıp ölmeniz pekala mümkün olan bir şeydir. O zaman inkar etmenin aslında bir kaçış olamayacağı mantıklı düşününce ortaya çıkmaktadır. Peki varsa hangi inanç sistemindedir? Şu çok açıktır ki insana en çok değer veren ve yayılmaması için büyük çaba gösterilen hatta insan canına  kıymayı bu sistemle eşleştiren batının da bildiği üzere var olan tek hak din olan  İslamdadır kurtuluş. Peki ama bütün terör olayları İslam ülkelerinde ise nasıl olur da İslam insana en çok değeri veren inanç sistemi olur? Şayet biraz araştırma yapılırsa görülecektir ki bütün bu olayların temelinde hep parasal değerler en on plandadır yani bir yer yeraltı kaynakları bakımından zenginse ve dünyada gözü doymaz sistemler(emperyalizm vb.) varsa o kaynakların nasıl ele geçirileceği konusu tek bir oturumluk strateji toplantılarında da belirlenebilir. Örneğin bir ülkede suni terör eylemleri ortaya çıkarıp oraya demokrasi götürmek adı altında emperyalist güçlerin oraya girmesi için sadece bir kıvılcıma muhtaçtır. Peki ben bunları neden anlatıyorum? Nedeni çok basit medyayla bütün cahillerin yönetilebilineceği gerçeğidir. Yani hem bir yaratıcının varlığına gerek yokmuş gibi saçma düşüncelerin propagandasını yapmak hem de temelinde barış olan bir dini kötüleyip kendi halkına belki o dine geçerler korkusuyla o dini anlatmayıp gecelerini uykusuz geçiren zatların insanları kandırmaları ve de emperyal emellerini gerçekleştirmek için ortam hazırlamalarıdır. Benim amacımsa en azından hem işin yaratıcının varlığı kısmında hem de din tarafında elimdeki bir bardak suyla yangına müdahale etmek olur ki bu da temel olarak tarafımı belirtir. Sizleri de bu kadar çok yorduğum için affınızı istirham etmekle gerçekleri görmeniz duasıyla...

Cumartesi, Ekim 18, 2014

Ömür boyu süren hasretler ...

“Ömür boyu süren hasretler vardır.
Ne yaşarsa yaşasın,
Bir yanı eksik kalır insanın.”


Hikmet Anıl ÖZTEKİN / Elif gibi Sevmek

İki şey mühimdir ...


Ümitsiz veya umutsuz hayat

Hüzün kokuyor
Gözlerin, ellerin, ulaşabildiğim her yer
Hasret kokuyor, gönlün, gönlümüz
Sensiz her şeyin anlamsızlığı
Anlamını yitirmiş olmak

Hayal kuramıyorum artık
Çünkü hepsini sana harcamışım
Hayalsizim, hayal sızım
Gönül feryat, figan sensiz
Gönül buruk, temennisiz

Hayatın bir anlamı kalmadı
İçi boş olanın değeri olur mu?
Boşluk oldu şimdi
Hayatın tüm sokaklarını tekinleştiren
Hayatımı boş-luklaştıran

Perşembe, Ekim 16, 2014

Adalet ...

Her insan için işlemez adalet
Fakirin adaleti ile zenginin adaleti farklıdır mesela
Fakir için hapisten başka yol yoktur
Ama zenginin her zaman bir kaçacağı yasa aralığı, açığı bulunur

Herkesin adaleti farklı işler
Sokak satıcısının tezgâhına el konur
Vergi kaçıranın değirmenine su taşınır
Velhasıl kimse gerçek adaletin ne olduğunu bilemez bu cihanda

Gerçek adalet elbet Yaradanındır
Herkes görecek

Çarşamba, Ekim 15, 2014

Karanlık Her Yer, Sensiz

Kapkaranlık mahzenlerdeyim
Geçmişine hapsolmuş
Hapsolunduğu yerden çıkamayan biriyim
Kapkaranlık, sensiz bir mahzendeyim

Gün ışığımıdın benim
Seninle her şey aydınlanırdı birden
Karanlığın olmadığı bir diyardı yanı başın
Kapkaranlık, sensiz bir mahzendeyim

Özlüyorum, seni, senle beraber gülmeyi
Arıyorum şimdi geçmişimi
Bu karanlık mahzenin kuytu, köşesinde
Kapkaranlık, sensiz bir mahzendeyim

Sensizlik ne kadar zor
Cana tak edince anlıyor insan
Sensiz yaşamakla yaşamamak arasında geçen
Sensiz kapkaranlık bir mahzendeyim
             Eski Adı Gönül Olan

Menfaat karşılığı yapılan iyilik ...

Menfaat karşılığı yapılan iyilik, iyilik değildir.
İyilik, sebep ve netice zincirinin dışındadır...


Tolstoy

Pazartesi, Ekim 13, 2014

Çarşamba, Ekim 08, 2014

Aşkla hevesi ...

Aşkla hevesi birbirine karıştırmayın. Aşk ölümle bile geçmeyen bir yara heves ise sadece bir çiziktir.

Pazar, Ekim 05, 2014

Nasıl başlayayım sozlerime ...

Nasıl başlayayım sözlerime
Keşke bilsem
Ama bazen sadece susmak lazım
Onun gibi Hamuş olmak lazım

Aşk sadece susmaktır bazen
Bazense haykırmaktır dünyalara

Sevmek derler ya elektrik meselesidir aslında
Bazense yıldırımlar bile vermez  fayda
Bir insana zorla sevdiremezsiniz kendinizi
Ona kalmış sizi sevip sevmemek

Cumartesi, Ekim 04, 2014

Cuma, Ekim 03, 2014

Perşembe, Ekim 02, 2014

Gözleri uzaklara dalan ...

Gözleri uzaklara dalan birinin, yakınlarda olmayan bir hikayesi vardır.

Duymak lazım ...

Duymak lazım gönül sesini
Haykırıyor mu ne kadar sevdiğini
Bakmak lazım gözlerinin içine
Yanıyor mu aşk ateşi

Duymak lazım yüreğin çarpmasını
En şiddetli çırpınışlarını
Sevmek lazım tüm varlığınla
Tüketmek lazım kendini aşkla

Çarşamba, Ekim 01, 2014

Sevgi ...

Sevgi telif hakkı Yaradan'a ait olan ve yaratılmışların arasındaki en güzel olan şeydir.

Karanlık her yan ...

Karanlık her yan
Umutsuz yarınlar
En güzel çiçekler bile hep solgun
Şevki, kuvveti kalmamış, yılgın

Böyle umutsuz vaka
Bir dünya
Ama gözlerin
Cennetten saçılan ışık hüzmeleri

Salı, Eylül 30, 2014

Düşünmek zor ...

Düşünmek zor aslında
Sevgisiz
Hain
Bir dünyayı.

Umutsuz kalmamalı ama
Bunca olumsuzluklara karşı
Yüreğin güzel olsun yeter ki
Kim bilir orası kimin Cenneti.

İnsanlar seni ...

İnsanlar seni yanlış anladıklarında dert etme; duydukları senin sesin ama akıllarındaki kendi düşünceleridir.

Hz. Mevlana

Pazartesi, Eylül 29, 2014

Haramda ...

Haramda mutluluk ararsan, mutluluk sana haram olur.

If you search happiness in haram(that mustn't do things) , happiness will be haram to you.

Pazar, Eylül 28, 2014

Bir zamanlar ...

Bir zamanlar benim olan ellerin, şimdi neden ellerin?

Kahraman Tazeoğlu (Bukre)

Yum gözlerini ...

Yum gözlerini ve tut nefesini
Hayal et onu ve sevgisini
Düşünme gayrısını
Gayrısı hep yalan dolan

Heves hepsi
Sadece tek bir anlık
Gelip geçici
Sen gene kal onda ebedi

Nefes ol ona
Bir an bile olsa
O ol
Bir daha olamasan da

Cuma, Eylül 26, 2014

Eğer ...

Eğer gönlün benimle ise Yemende bile olsan benimlesindir; eğer gönlün benimle değilse yanımda bile olsan Yemendesindir.

Hz. Mevlâna

Aydınlık için ...

Güneşi mi görmek lazım aydınlık için
Yoksa yârin bir gülüşü yeter mi
Kainatı aydınlatmak için

Perşembe, Eylül 25, 2014

Bilinmez ki ...

Bilinmez ki nereye varacak
Hasret dağının doruğu
Peki ne kadar özlemek lazım sevgiliyi
Ne kadar kahrolmak lazım onsuz geçen günlere

Peki ya ne kadar bağlanmalı
Ne kadar bağlı hissedilmeli
O olmadan nefessiz mi kalacaksın
Yoksa nefesin olmadan mı yaşayamayacaksın

Sevgi öyle acayip ki
Ne fizik ne de biyoloji dinler
Kendini hep yerçekiminden bağımsız hissedersin
Onsuz nefes alamayacağını hissedersin
Ama yaşarsın gene de

Şemsi Tebrizi misali
Öldüm der durursun da
Yaşamaya devam edersin

Salı, Eylül 23, 2014

Bir kardelen misali ...

Bir kardelen misali olmalısın
En şiddetli hallere dayanmalı
Güneşe sevdalanmalısın
Soğuğa aldırış etmeden

Tıpkı aşk gibi sevda gibi olmalı
İçini ısıtan, seni saran
O en güçlü duygu ki aklını
Başından alan

Düşlemek ...

Düşlemek gerek biriyle bir gelecek
Düşünmek gerek yarının getirisini
Hayal kurmak en masumane hislerle
Hayal kurmak onunla olacak günleri

Doğru yol ...

En doğru yolu bilmek istersen, kalbine sormalısın

If you want to know the best way, you should ask to your heart.

Cumartesi, Eylül 20, 2014

Ne zaman ...

Ne zaman düşünmeye karar versem
Bir kararsızlık, belirsizlik alır başını
O bir tarafa ben bir tarafa gideriz
Sanki iki eski dost gibi

İnsan düşünmeden de edemez ki
Sorgulamak lazım her şeyi
Belki gelecek olan yarınları
Belki de geçmiş olan günleri

Sormak seni gönüldeki bıraktığın yaraya
Yaradana
Avama
Mecnun gibi sevmiş olana

Özlem ...

Özlem anlatılabilir bir şey olsaydı Mecnun Leylasının sokağından geçmiş köpeği hoş görmezdi, herkes ona necis(temiz olmayan)'tir demesine rağmen.

Çok fazla anlam ...


Nasıl ağladığın ...


Cuma, Eylül 19, 2014

Hasret ...

Hasret nedir hiç yaşadın mı?
Bir bekleyenin olması değil sadece
Senin için çarpan bir kalbi, umudu, mutluluğu olan
Biri demek aslında hasret

Hani gönül dediğin yere sıkıştırabildiğin
Ve her zerresine kadar o kokan bir şey
Belki bilmezsin ama hasret demek
Ona sadece kalbini değil,
Ruhunun da yarısını vermek demek

Karıncaların sesi ...

Karıncaların sesini duyan Rabbim
Elbette; feryat eden gönüllerini de duyar.

Hz. Mevlana

Perşembe, Eylül 18, 2014

Değer dediğimiz ...

“Değer” dediğimiz şey ;
Lâyık olanda “incili kaftan”,
Lâyık olmayanda “yamalı fistan” gibi durur. .

Hikmet Anıl ÖZTEKİN (Elif gibi Sevmek'ten)

Sevmek mi ...

Sevmek mi yoksa çay içmek mi?
Sorma bana cevabını bilmediklerimi
İkisinin de fazlası kalbe zarar
Ha sevmiş ha çay içmişsin neye yarar!

Çay dedim de aklıma geldi
Nasıl seviyordun sen çayını
Açık mıydı yoksa demli mi?
Gerçi neye yarar senle içmedikten sonra

Ben koyu içerim bu arada
Kara sevda misali, kara
İçine şeker atmam da
Bu hali daha makul zannımca

Salı, Eylül 16, 2014

Geceye veda ...

Elbet doğacak bu karanlığın üstüne sabah
Elbet açığa çıkacak bütün hakikatler
Günışığıyla hepsi aydınlanacak
Bu gecenin de ardından elbet şafak atacak

Yenigüne selam duracak
Yârin mahmurlu gözleri
Ve hoş bir hal ile uyanacak
Uyandırılacak ceylan gözlüm

Ey güneş! Erken doğ yarın
Vuslat var yârin hoş sesiyle
Sakın geç kalayım deme
Ya da beni bu ölüm uykusunda terkeyleme.

Karanlık ...

Kapkara bir gecenin soluk kalmış yıldızları gibi
Işıksız, nursuz kalmış çehreler sanki
Ve o çehrelerin altında kalmış yaşlanmış yüzler
Kapkara yüzlerden akan mutsuz gülücükler

Mutlu olmak bu kadar mı zor sanki
Sevgiye ayıracak bi dakikan yok öyle mi
Peki ya gönlü senin aşkınla yanan
Bu mecnuna müstehak mıdır bu eziyet

Sen gönlünü aç yurtsuz kalmış bu aşığa
Sev, koru, besle, büyüt ona karşı Sevgini
Kader birleştirir sevenlerin çizgilerini
Sevdiği için ayırmaz Yaradan iki seveni.

Niye pencere ...

Yalnızlıktan mıdır yoksa alışkanlık mıdır
İnsanın cam kenarına kendini atması
Ve burayı çok şeylerden sevmesi
Belki yalnızlıktan belki de alışmışlıktan kim bilir

Peki ya yalnızlık nedir
Yani illa biri mi olmalı insanın hayatında
Sevmek gerçekten gerekli mi peki
Düşün biraz bak etrafına

Herşeyden önemlisi sevmek güzel aslında
Ama sevip de hasret kalmak yare
Gönül yarasından derbeder olur insan
Derdi olmayana nice dertler verir, ağartır saçları

Sonra insan dayanır mı hasretliğe
Sevip de uzaklarda kalmak
Kokusunu duyamamak
Gözünde tütmek

Kendinden ...

"Kendinizden komik çözümler bulmayı deneyin. Gülmek , düşünceniz üzerindeki tüm sınırları kaldıracaktır."

Steve Chandler

Çünkü ...

Çünkü biliyordu kadın; insan sevince iki kişilik nefes alır.

Çağatay Eroğlu

Sen ...

Sen neye nasıl bakarsan, o da sana öyle bakar.

Hz. Mevlana

Söylesene

"Söylesene bir ev ne zaman ev olur? Tuğlaları döşeyip, boyayı çekince mi yoksa çayı demleyip, perdeleri çekince mi?"

La Chance De Ma Vie

Ne hasta bekler sabahı ...

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme, artık neye yarar?
 
Necip Fazıl Kısakürek



Ağlamak için ...

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş kurşun olamaz mı?

Victor Hugo


Youtube seslendirme için:

http://www.youtube.com/watch?v=y9TpOuR0OSo


Ya olduğun gibi ...

Ya olduğun gibi görün
Ya da göründüğün gibi ol

Either exist as you are or be as you look.

Hz. Mevlana

Sevmek ...

Sevmek; belki birgün okur diye şair olmaktır.

Hikmet Anıl ÖZTEKİN
(Elif gibi Sevmek kitabından)

Pazartesi, Eylül 15, 2014

Ey canımın sahibi ...

Ey canımın sahibi Yâr!..
Sen benim olduktan sonra
Kaybettiklerimin ne önemi var!..

Hz. Mevlana

Biri aşk mı dedi ...

Kime diyorum ben aşk nedir biliyor musun. Aşk sevmektir, korkmaktır, korumaktır, direnmektir, kıskanmaktır, uykusuzluktan salaklaşmaktır. Seveceksen adamakıllı, harbiden seveceksin. Korkacaksın; ona zarar gelmesinden, onu kaybetmekten, onu üzecek herhangi bir saçma ve salakça sözü yanlışlıkla ağzından kaçırmaktan, onu tek bir gece bile olsa rüyanda görememekten. Onu dışarıdaki tehlikelerden koruyacaksın, korkusuzca. Normalde bir fareden bile korksan. Direneceksin; sırf ailenden biri istemiyor diye sevdiğinden  vazgeçmeyeceksin istemiyorlarsa zamanla güzel yoldan halledeceksin. Büyüklerini de reddetmeyecek aranı bozmayacaksın. Kıskanmadan sevmek diye bir şey olmaz arkadaş. Kıskanmıyorsan seviyorum kelimesinin içi de boşalır. Amma kıskanmayı da abartmayacaksın. Kıskanıyorsun diye sevdiğin kişiye zarar vermek nedir lan. Ayrıca uykusuz kalacaksın bilimin üç gün uykusuz kalan komaya girer lafına meydan okuyacaksın. Amma boş bir hayal için de bedenini harap etmeyeceksin arkadaş. Şimdilik bu kadar yeter kendime de zaman ayırmam lazım!..

Olmak ya da olmamak ...

Benim tüm derdim bu aslında
Yaşamak mı yaşamamak mı
Kazanmak mı kaybetmek mi
Hayatın her alanında

Sordum bunu kendime

Peki ya sevgiye ne demeli
Sevmeli mi insan
Yoksa öylece sevgisizce yaşamalı mı
Buna yaşamak denirse tabi

Yarım yaşar mı insan

Yaşayabilir mi ademoğlu
Havvakızı olmadan
Var olabilir mi hayat
Cansuyu olmadan tek bir an

Bir kadını mutlu etmek için ...


Aşk ile ...

Aşk ile cennet olan dünya
Kin ile cehennem olmaz mı?
Sevginin olmadığı yerde
Söyle azizim! Bir tek ot bile yeşerir mi?

Pazar, Eylül 14, 2014

Ve en güzel ...

Ve en güzel cümleler hep özlem kokanlardı.

Sen doğru ol ...

Bazı insanlar ...

Elif gibi Sevmek

Gerçekten okuduğum güzel kitaplardan biri. Varsa çayla beraber okumanızı tavsiye ederim.

https://m.facebook.com/ElifGibiSevmek

https://www.facebook.com/ElifGibiSevmek

Sıcaklığı güneşin ...

Sabahın ilk ışıklarıyla beraber ağaran tan yeriyle
Mutlu uyandım bu sabah sesinle kokunla
Gecenin tüm gizemlerini ifşa ediyor bak
O sapsarı ışığıyla güzel güneş

Lakin geceden kalma düşlerimde
Hala seni düşlüyorum yarı uyanık bir halde
Gözlerin ceylan, kokun cennet gülü misali
Sensiz ve sessiz geçen bir gecenin son düşleri bunlar...

Ağlamak ...

Ağlamak pasif bir direniştir
Gülmekse aktif bir protesto.

Bukre'den

Öyle bir söz yazarsın ki bütün bir hayatını anlatır; öyle bir hayat yaşarsın ki bütün sözler anlamsız  kalır.

Cumartesi, Eylül 13, 2014

Kahraman Tazeoğlu'ndan

Kahraman Tazeoğlu'ndan

Necip Fazıl'dan

Koca Yavuz'dan bir anı

Sanma şahım sen herkesi sadıkane yar olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ağyar olur
Sadıkane belki ol alemde serdar olur
Yar olur ağyar olur serdar olur dildar olur

(Not:Şiire dikkatlice bakınız bir sırrı bulunmakta)

Biz aşkı ...

Biz aşkı dirilerden öğrenemedik
Hep ölüler üzerine hesabımızı eyledik
Medet bekledik solmuş bedenlerden
Gönülleri solmuş ruhlardan

Fuzuli gibi idi bizim de davamız
Aşkı kalemlerimizle yazmak istedik
Kalem solmuş mürekkep tükenmiş
Gönlümün haykıracak takatı kalmamış

Aşk işte azizim

Yoruma ne hacet!..

Geleceğin ...

Geleceğini iyi planlamak için dört açtığın gözlerini sevdana sevdiğine sadık olabilmek için büsbütün karartacaksın...

Yeterince hazırsan ...

"Yeterince dürüstsen, fazlasıyla aşık ve gerçekten seviyorsan, hazırsın demektir; artık mutsuz olabilirsin."

"Charles Bukowski"

Alçalır elbette ...

Alçalır elbette haddinden ziyade yükselen. 

Muallim Naci

Yazıyorum ...

Seveceksen ...

Soğuk mehtap

Usulca kulaklarımda dalgalanan denizin sesi
Gözlerimi kamaştıran o mehtabın ihtişamlı akisi
Ve bir düşünce deryasına dalıyorum
O muhteşem ortamın atmosferinde

Hayallerimle büyüyor umutlarım
Seni düşününce dalıyorum dalıp gidiyorum uzak diyarlara
Beraber kırlarında yürüdüğümüz o göz alıcı namütenahi diyarın
Yegâne sakinleriyiz bizler

Hayallerde kalmamalı hiç bir düşüncem
Beraber olmalı yaşamalıyız hayatı
Uçsuz bucaksız hayallerimin
Baş tacı yegâne süsü olmalısın.

Blog Arşivi